Annelik üzerine

Aylardan mayıs, saat ise gecenin üçü..

Arya’ ya yazdığım satırlar;

Sana kavuşmama çok az kaldı bebeğim, sen benim heyecanım, sen benim korkum, sen benim mutluluğumsun. Sen benim görmeden sevdiğim mucizemsin.. Normalde romantik bir insan değilimdir haa yanlış anlama ama konu sen olunca duygusallaştım işte biraz.. Kıyafetlerin, yatağın, yorganın her şeyin hazır. Seni sevmek üzere bekleyen bu kadın da hazır.. Gel artık ama öyle bunu duyunca da hemen koşup gelme, güzel güzel gel, sağlıkla gel.. Boş ver aslında istediğin gibi gel. Yeter ki gel de sen, nasıl gelirsen öyle gel..

Bu annelik var ya delilik aslında..

İnsan görmediği birini nasıl bu kadar sever, neden böyle dört gözle bekler..

Hayatına normal şekilde devam ederken, o çift çizgiyi görünce nasıl başka bir insan olunur bir anda..

O dakikadan itibaren, nasıl başka bir canlı için atmaya başlayıverir ki kalbi..

Dua etmeyi bile bilmezken, bütün sözler ‘inşallah, maşallah’ larla dolar ..

Annesinin kıymetini daha iyi anlamaya başlar bir anda..

O iyi olsun, o mutlu olsun diye yapmayacağı her şeyi, bir bir yapmaya başlayıverir..

Hayal etmeye bile korkar bazen, kendinden bile kıskanır..

Bir yandan yorgunluktan uykusuzluktan gözleri kapanırken, yüzü bir kez daha gülsün diye uyumasın ister diğer yandan..

Hem sağlıkla güzellikle büyüsün, hem de hiç büyümesin, masum masum kucağında uyusun ister  ..

Zorluğuyla, güzelliğiyle, endişeleriyle ve deliliğiyle başka duyguymuş annelik.. İsteyen herkese nasip olur umarım..

Comments

  1. selcoline says:

    Çok güzel yazmışsın 😉 annelik yarı delilik cidden 😉

  2. teşekkürler 🙂

Speak Your Mind