2 yaş sendromu dedikleri

Tezidir, sınavıdır, bitirme işleridir, uzun bir süredir kızımdan, evimden (haliyle blogumdan) bir haberim ne yazık ki.. İşlerin bir kısmını halledince, şimdilerde kızımdan uzak kaldığım günlerin acısını çıkarmaya çalışıyorum.  Aryacık da hızla büyüyor ve değişiyor. Her anın ayrı güzelliği ve zorluğu var muhakkak.. Bu ara yeni yeni huylar edindiği de doğrudur. Bunlardan en belirgini inatçılık.. Hem de öyle böyle bir inat değil (cadı oldu be bildiğin).. Bir şeyi alıcam dedi mi, yapıcam dedi mi, illa ki yapacak.. Önceden de vardı tabi ama ‘aa bak kuş var’ numaralarını artık yemiyor.. İstediği yemek olunca yiyor, istemediğini ölüyorum desen ağzına sürmüyor.. Yeni huylardan biri de ‘ben ben’ cilik biri bir şey mi yapıyor, hemen ‘Arya Arya’ diye bağırıp o da yapmak istiyor. Yemeğini kendi yemek, suyunu kendi içmek, bezini kendi değiştirmek hatta ayrı eve çıkmak istiyor 🙂 Eğer istediğini vermezsen ayılıp, bayılmalar, cinnet geçirmeler, istediğini alınca da bir anda susmalar…Bir de bu ara her şeye önce istemem anlamına gelen ‘mem mem’ ve ‘yok’ diyor, isteyeceği şeye bile önce hayır deyip sonradan istiyor.

Yeni huylardan biri de küsme ve trip atma.. Diyelim anneanneye bırakıp , bir kaç saat evden kaybolduk, dönünce vay halimize.. Yüzümüze bakmamamalar, dudak büzüp, göz süzmeler, affettirene kadar yaptığımız şebekliklere gülmemeler.. Uyku meselesine gelince eskiden uyku saatinde sallayınca uyurken artık ancak kendisi ‘nennen’ deyince uyuyor.Â İşin özünde çocuk fark etti ki, artık o bir birey ve canı ne isterse onu yapabilir.. Biz ona tepki gösterdikçe onun özgürlüğünü kısıtladığımıza inanıyor. Yapılacak şeyi bilmemize rağmen gerçekten bazen çok zorlanıyoruz, yanlışlarını ilgisini başka noktaya çekerek düzeltmemiz gerektiğini biliyoruz ama bu o kadar da kolay olmuyor. Bazen öyle tehlikeli işler yapıyor ki, istemeden bağırıyoruz, buna tepki olarak ya kıkır kıkır gülüyor, ya da inadına daha çok yapıyor. Devamlı ‘düşersin, hasta olursun, bak canın’ acır dersem kendine güveni azalacak onu da biliyorum ama o dengeyi tutturmak çok zor. Hem özgür olsun, hem kendine güveni olsun, hem başına bir kaza gelmesin, hem de sözümü dinlesin mottoları biraz zormuş yani..

Diğer bir konuda bu kadar süredir, Arya’yı ekrandan korumama rağmen artık bu işin giderek zorlaşması.. Televizyon, telefon hayatımızın o kadar içindeki, hiç telefon vermememe rağmen o tombik parmaklarla tuş kilidimi açmayı öğrenmiş durumda.. Tüm bunları alt altta yazınca al sana 2 yaş sendromu.. 2 yaş sendromu iki yaşa girmeden başlayabilen ve bazen 3,5 yaşa kadar devam edebilen bir ‘küçük ergenlik ‘ süreci…  Bu dönemi gerçek anlamda her çocuk yaşayacak diye bir kural yok tabi, ama bazı çocuklarda ergenlik kadar zor geçebiliyormuş. Biz hangi gruptayız ve nasıl devam ederiz bilemem ama bu durumda ‘küçük ergenimizle’ bu günlerin tadını çıkarmaya çalışmak düşüyor bize de..

Speak Your Mind