Ek gıdadan haberler..

Ek gıdaya başlayalı bugün itibarı ile 3 ay oldu.. İtiraf etmem lazım ki tahmin ettiğimden daha zordu bu süreç.. Çünkü Arya (dedikodu etmiş olmayım ama) uyku ve yemek konusunda biraz zor bir bebek. Uyku konusunu defalarca anlattım heralde, biraz da ek gıda maceramızdan bahsedeyim istedim. 5.5 ay civarında öncelikle sebzeleri (tercihen mevsim sebzeleri), sonra meyveleri, üç gün kuralına uyarak yavaş yavaş tattırmaya başladık Arya’ya..Yine aynı dönemde yoğurt denemelerine de başladık, ama yoğurdu mümkün değil yemedi. Günlük AOÇ süt alıp, her gün ev yapımı yoğurtları sunduk önüne, biz beceremiyoruz galiba deyip, yoğurt makinası aldık bir de öyle denedik ama yok, bana mısın demedi, bir türlü yemedi yoğurdu.. Anne sütü alan bebeklerin bazen erken dönemlerde yoğurdun tadını sevmedikleri, sonra yavaş yavaş alıştıkları biliniyor ben de akışına bıraktım bir süre hiç yoğurt denemedim. Sora bir gün restaronda yemek yerken hazır yoğurttan bir tattırayım dedim ve köftehor Arya o yoğurda bayıldı 🙂 Ne kadar hazır vermeyim dediysem de kendi tercihini yaptı ve hazır yoğurdu artık daha severek yemeye başladı.. 7. aya kadar ek gıda sadece tadımlıktı ama 7. ayın bitişine doğru artık yumurtanın sarısına da başladık. 1/8’i, 1/4’ü, yarısı derken zamanla tam bir yumurta sarısını, yanında tuzu alınmış peyniri, ekmek içeren kahvaltısını hazırlamaya başladık. Tabi ki bebeklerin bir günü bir gününü tutmuyor, bir gün iştahla yerken diğer gün ağzına lokma koymuyorlar. Günde bir yada iki kez meyve ve yoğurt, akşamüstü de sebze çorbası/etli çorba/tarhana şeklinde kızımın menüsü. Çorbaları ya da yemeği yaparken genelde şuna dikkat etmeye çalışıyoruz. Tahıl içerikli bir çorba yaparken içine sebze koyuyoruz, yada sebze çorbası yaparken içine un koyuyor ya da yanında makarna, bulgur olsun istiyoruz. Bir hocamın tavsiyesi üzerine her öğünde mutlaka ekmek de vermeye çalıştım. Bize göre sanki ekmek gerekli değilmiş gibi geliyor ama bebekler için hem tadı güzel hem de tahıl içeriğiyle besleyici birşey ekmek. Çorba suyu ve meyve suyu hiç vermeden, şeker ve tuz hiç kullanmadan bir beslenme düzeni oturtmaya çalışıyorum. Kabızlık ve ya ishal durumuna göre muz ve kuru kayısı tercih ediyorum. Benim gibi yoğun annelerin kurtarıcısı, mutfağın gizli kahramanı ise  Avent Wasabi pişirici-ve blender.. Buharda pişiriyor, sağlıklı, ve çok pratik, tersini çeviriyorum blender oluyor. 0013464 İitiraf edeyim yemeklerin çoğunu (meyve ve et dahil) bununla yapıyorum. Ama dikkat etmek lazım, blender bebeği yetiştirmemek için mümkün olduğunca blenderdan kaçınmak, çatalla ezmek ya da cam rendeden geçirmek gerekiyor. 8. ayın ortalarına doğru da balık ve tavuk etiyle de tanıştı Arya.. Haftada iki üç gün balık/tavuk/hindi, diğer günlerde de kırmızı et yemesi gerekiyor ama daha hala tam bir düzen oturtamadık biz. Arya çok iştahlı bir bebek değil, ancak tadını çok severse güzel yiyor, sevmediyse ağzını bir kilitliyor ki açabilene aşkolsun, o yüzden işimiz kolay değil. Ek gıda dışında mümkün olduğunca (ne yazık ki artık azaldı) anne sütüne de devam etmeye çalışıyoruz, günde iki defa da devam sütü vermeye çalışıyorum. Hele bu ay o kadar ço hastalandı ve ateşlendi ki, neredeyse 10 gün hiç yemek yemeden devam sütü içti içebildiği kadar 🙁 Bu ayki tartımız beni korkutmuyor değil, nasıl çıkacak bakalım … Devam sütü olarak da Hipp organik olanı kullanıyorum, evet kokusu biraz kötü ( biraz mıı), tadı da hiç tatlı değil (tatlı olmasın zaten) ama şimdilik memnunum bakalım…

9 aylık bir bebeğin genel olarak yavaş yavaş sofra yemeklerine başlaması lazım ama bu bebeğin gelişimi ile ilgili.. Arya hala pürtükleri yuttarken zorlanıyor, çıkartmaya çalışıyor, daha uzun bir süre eline köfte alıp yiyebileceği, kaşıkla yemeğini yiyebileceği yok gibi yani.. Bunda bir türlü çıkmayan dişlerinin ve tabi bir de doğru dürüst yemek yapmayı bilmeyen acemi annesinin etkisi de olabilir 🙂 Anlayacğınız daha çok yolumuz var, ama napalım fena da gitmemişiz şimdiye kadar..

Harika (!!!) haftalar- Sıçrama haftaları- The Wonder Weeks

 

Arya kızım genellikle iyi huylu bir ebek olmasına rağmen bazı dönemlerde aniden değişiveriyor, ne yapsak mutlu olmayan, sürekli ağlayan, devamlı emmek isteyen, gece boyu uyuyamayıp ağlayan bir bebek oluyor, bir anda Chucky’e dönüşüveriyor 🙂 Sonra bu dönem geçtikten sonra eski haline dönüyor ve ama olumlu anlamda biraz daha değişmiş oluyor sanki..

Bu durum neden oluyor ki diye düşünürken arkadaşlarımızdan wonder weeks diye bir şeyin varlığını öğrendik ve başladım ben de bu işi araştırmaya..

Bu teoriye göre bebekler mental gelişimi devam ederken ani bir sıçrama yaşıyorlar ve beyinleri daha önceden yapamadıkları bir yetiyi artık kazandıklarını fark ediyor ve bu değişim de hayatlarında bazı farklılıklar yaratıyor. Bebek bir aydınlanma yaşıyor ve dünyayı bir anda daha farklı görmeye başlıyor tabi bu durum bebeklerde kaygıya da yol açıyor. Dünyası bir anda farklı bir yere dönüşüyor. Screen shot 2013-09-04 at 10_11_53 PM

Bebeklerin bu değişimleri yaşarken de bazı ‘zor zamanlar’ dan geçtiklerini ve 3C olarak adlandırılan clinginess (tutunma, bağımlılaşma), crankiness (huysuzluk) ve and crying (ağlama) dönemi yaşadıkları anlatılıyor. Bu dönemde bebekler anneye bağımlı hale geliyor, aç olmasa da devamlı emmek ve rahatlamak istiyorlar. Özellikle bu evrelerin mental gelişimde ciddi bir basamak atladıkları döneme denk geldiği düşünülüyor.

i

Bebeklerin çoğunun bu fazları aynı zamanlarda yaşadığı düşünülüyor. Bu zamanların 5, 8, 12, 19, 26, 37, 46, 55, 64 ve75. haftalarda olduğu düşünülüyor. Tabi ki süresi ve başlangıcı bir miktar değişebiliyor. Ancak bu haftalar doğum tarihine göre değil, beklenen doğum tarihine (due date,40 haftalık gebelik süresinin bitimi) göre hesaplanıyor.(Arya için 4 temmuz oluyor)

http://www.thewonderweeks.com/ adresinde konuyla ilgili detaylı bilgi mevcut. Aşağıdaki takvime bakarak bu harika (ne harikası bee) haftaların zamanını ve bebeğinizin nerede olduğunu görebiliyorsunuz. Hatta bu sitenin apple store ve android marketlerde mobil uygulaması da mevcut. Harika haftalar takvimi şu şekilde.. Yağmurlu ve gök gürültülü günler de malum günler olmakta…

aaa

Durumlar bu şekilde.. Belki de bebeklerimiz bazı zamanlarda sadece mutsuz oluyor ama yine de bu mutsuzluklarını sıçrama haftalarına bağlamak bizi daha mutlu ediyor.. Ne diyelim bol sıçrayıp az ağlasınlar o zaman 🙂