Harika (!!!) haftalar- Sıçrama haftaları- The Wonder Weeks

 

Arya kızım genellikle iyi huylu bir ebek olmasına rağmen bazı dönemlerde aniden değişiveriyor, ne yapsak mutlu olmayan, sürekli ağlayan, devamlı emmek isteyen, gece boyu uyuyamayıp ağlayan bir bebek oluyor, bir anda Chucky’e dönüşüveriyor 🙂 Sonra bu dönem geçtikten sonra eski haline dönüyor ve ama olumlu anlamda biraz daha değişmiş oluyor sanki..

Bu durum neden oluyor ki diye düşünürken arkadaşlarımızdan wonder weeks diye bir şeyin varlığını öğrendik ve başladım ben de bu işi araştırmaya..

Bu teoriye göre bebekler mental gelişimi devam ederken ani bir sıçrama yaşıyorlar ve beyinleri daha önceden yapamadıkları bir yetiyi artık kazandıklarını fark ediyor ve bu değişim de hayatlarında bazı farklılıklar yaratıyor. Bebek bir aydınlanma yaşıyor ve dünyayı bir anda daha farklı görmeye başlıyor tabi bu durum bebeklerde kaygıya da yol açıyor. Dünyası bir anda farklı bir yere dönüşüyor. Screen shot 2013-09-04 at 10_11_53 PM

Bebeklerin bu değişimleri yaşarken de bazı ‘zor zamanlar’ dan geçtiklerini ve 3C olarak adlandırılan clinginess (tutunma, bağımlılaşma), crankiness (huysuzluk) ve and crying (ağlama) dönemi yaşadıkları anlatılıyor. Bu dönemde bebekler anneye bağımlı hale geliyor, aç olmasa da devamlı emmek ve rahatlamak istiyorlar. Özellikle bu evrelerin mental gelişimde ciddi bir basamak atladıkları döneme denk geldiği düşünülüyor.

i

Bebeklerin çoğunun bu fazları aynı zamanlarda yaşadığı düşünülüyor. Bu zamanların 5, 8, 12, 19, 26, 37, 46, 55, 64 ve75. haftalarda olduğu düşünülüyor. Tabi ki süresi ve başlangıcı bir miktar değişebiliyor. Ancak bu haftalar doğum tarihine göre değil, beklenen doğum tarihine (due date,40 haftalık gebelik süresinin bitimi) göre hesaplanıyor.(Arya için 4 temmuz oluyor)

http://www.thewonderweeks.com/ adresinde konuyla ilgili detaylı bilgi mevcut. Aşağıdaki takvime bakarak bu harika (ne harikası bee) haftaların zamanını ve bebeğinizin nerede olduğunu görebiliyorsunuz. Hatta bu sitenin apple store ve android marketlerde mobil uygulaması da mevcut. Harika haftalar takvimi şu şekilde.. Yağmurlu ve gök gürültülü günler de malum günler olmakta…

aaa

Durumlar bu şekilde.. Belki de bebeklerimiz bazı zamanlarda sadece mutsuz oluyor ama yine de bu mutsuzluklarını sıçrama haftalarına bağlamak bizi daha mutlu ediyor.. Ne diyelim bol sıçrayıp az ağlasınlar o zaman 🙂

Bebek alışveriş listesi

Bu yazıyı bugün oğlu olacağını öğrenen ve bir kız bebek bekleyen iki hamile arkadaşım için yazıyorum (sağlıkla doğup büyüsünler inşallah..), umarım okuyan herkesin de işine yarar.

Çift çizgiyi gören her anne adayı hemen gidip alışveriş yapmak, şirin şirin kıyafetlerle doldurmak ister evini.. Hele bir de cinsiyet belli olduysa pembe mi mavi mi çelişkisi de bittiyse değmeyin anne adayının keyfine.. Ancak bir süre sonra heves biter yerine faydalı şeyleri alma isteği başlar. Hamileliğimin çoğunu yatarak geçirdiğim için bebek alışverişi için araştırmaya bol bol zaman buldum, şimdi aldıklarımı ve faydalanıp faydalanmadıklarımı anlatayım biraz da..

Bebek arabası: Piyasada çeşit çeşit bebek arabası var, en ön planda olan markalar da concord, stokke, quinny, inglesina , mamas papas, bugaboo. Fiyatlar da 1000- 4000 tl arasında değişiyor. Bebek arabası, bebek alışverişinde çok önemli bir kalem, güvenli, kullanımı kolay olmalı. Ben aslında büyük tekerlekli bir bebek arabası istiyordum. Ancak arabayı günde belki birkaç kez katlayıp açmam gerekeceğini düşününce  küçük tekerlekli, kullanımı ve taşıması rahat bir araba aramaya başladım. Özellikle 9 kg olana kadar kullanabileceği araba koltuğu olarak da kullanılabilen maxi cosi ana kucağı ile uyumlu olması ve gerçekten kolay katlanılabilir ve küçük olması nedeniyle tercihim quinyy zapp’tan yana oldu. Quinny-Zapp-Xtra-3-Tekerlekli-Travel-Sistem-Bebek-Arabasi-Cabriofix-Ana-Kucagi-34791

Beşik /park yatak: Özellikle de şirin ahşap beşikler anne adaylarının hemen gönlünü çalsa da kısa kullanım süresi nedeniyle çok da gerekli değil. Park yataklar ise uzun kullanım süreleri, taşınabilmeleri nedeniyle çok daha fazla tercih ediliyor. Ben park yatak tercihimi sallanabilmesi, forumlarda olumlu geri bildirimler alması nedeniyle Kraft Samba’dan yana kullandım.

untitled

Bebek odası: Zorunlu bir ihtiyaç olmadığını bilmeme rağmen bebek odası yaptım. Bebek mobilyalarını seçerken masif ahşap olmasını isteğim için Haidi markasını tercih ettim. Renk olarak da beyazı seçtim, sonuç da hiç fena olmadı bence. Bebek odası tekstilinde ise perdeden halıya, yatak korumadan, abajura kadar set halinde satılan kidboo ürünlerini çok beğenerek aldım.

Beslenme ürünleri: Biberon, emzik, süt sağma makinası gibi ürünleri tümü için BPA içermeyen philips avent markasını tercih ettim. Özellikle göğüs ucu olmayan annelerin mutlaka alması gereken, benim de çok fayda gördüğüm bir ürün de philips avent göğüs ucu koruyucu, bu ürün sayesinde çatlaklara ve göğüs ucu olmamasına rağmen bir çok anne emzirmeye devam edebiliyor. untitled

Banyo ürünleri: Şampuan olarak mustela konak önleyici şampuanı aldım ancak konak oluşumunu engellemedi, sebamed banyo köpüğünden ise çok memnun kaldım. Mothercare banyo havluları ise hem desen hem yumuşaklık açısından favorim, en az 3 adet olması gerekiyor bence.. Bunlar dışında banyo küveti (dengesiz olması nedeniyle ayaklı olanları almadım) ve doğal sünger ve maşrapa da alınacaklar listesi içinde..

Bakım ürünleri: Bakım ürünlerinin çoğunu mustela marka aldım özellikle masaj yağını çok beğenerek kullandım, bence bu ürünleri alırken marka çok önemli değil parabensiz olması ve bebeğinize allerji yapmaması yeterli. Pişik kremlerinin çoğunu denedim. Desitin (özellikle mor olanı) gerçek bir mucize, saatler içerisinde pişiği geçiriyor ancak ne yazık ki paraben içeriyor, sudocrem ve mustela pişik kremleri de günlük kullanımda tercih edilebilir. Tırnak bakımı için ise itiraf edeyim çok şirin olması nedeniyle chicco’yu tercih ettim.

images8VG78CVW

Deterjan: Aslında bitkisel içerikli deterjanlar da olmasına rağmen alerjik bir bünye yaratmamak ve normal deterjana geçişini kolaylaştırmak adına  dalin bebek deterjanını tercih ettim. Yumuşatıcı ve beslenme gereçleri deterjanlarını ise Friendly marka seçtim ve çok memnun kaldım. untitled

Yan yatma yastığı:  Bebeğin yan dönmesini ve boğulmasını engelleyen bu ürünü bir pediatrist olarak kesinlikle tavsiye ederim. Ben yaklaşık iki ay bu ürünü kullandım ve içim rahat etti

Oyuncak: Oyuncak konusu dikkatle düşünülmesi gereken bir konu. Piyasada çeşit çeşit oyuncak var ama bir çoğu kullanışsız ve bebeğin gelişimine hiçbir katkı sağlamıyor. Hem bebek gelişimi açısından hem de özellikle bebeğin ilk aylarında anneye de rahat bir nefes aldırması bakımından oyun halısı çok gerekli .Fisher price markasının çok güzel oyun halıları var. Ayrıca ev tipi ana kucağı da bir çok bebek için vazgeçilmez.. Bunun dışında ilk aylarda olmazsa olmaz oyuncak çıngırak. Aylar ilerledikçe dokunma duyusu ile farkındalık yaratan ve hışırtı sesi veren oyuncaklar gelişime katkı sağlayabiliyor.

Kıyafet: Kıyafet konusunda bence dikkat edilmesi gereken en önemli nokta %100 pamuk olması, zaten bir çok bebek markası bu konuda taviz vermiyor, benim özellikle beğendiğim markalar mothercare, carters ve güzel elbiseleriyle andywawa oldu. Ancak bu markalar sık sık ziyaret edilmek suretiyle takip edilmeli, çünkü ara ara çok ciddi indirimlere giriyorlar, malüm bebeğin yediği helal giydiği haram derler, ama bir hevesle güzel ne görsek alıyoruz işte 🙂

Marka isimleri çok kullandım ama hamileyken benim için önemli olan insanların kullanıp memnun kaldığı şeylerdi umarım bu yazıyı yazmamı isteyenlere faydalı olabilmişimdir.

Diş mi çıkacak ne..

Arya kızım son bir haftadır biraz huzursuz özellikle akşamları bu huzursuzluk artıyor 🙁 Salyalar artmaya, eller devamlı ağıza gitmeye başladı. Hal böyle olunca acaba diş mi çıkacak sorusu akıllara gelmeye başladı.. Süt dişlerinin çıkma zamanı ve şekli çocuktan çocuğa farklıdır ama genelde 6. aya doğru çıkar. Önce alt ön dişler, daha sonra arkaya doğru üst dişler ve azı dişleri sürer. 24 ya da 30 aylık olana kadar süt dişleri çıkmaya devam eder. Yani büyük ihtimalle daha 2 ayımız var var ama sıkıntısı şimdiden başladı.
Sıkıntılı durumda olan kızım için yapabileceklerimi listeledim;
•Elleri yıkadıktan sonra diş çıkan bölgeye parmakla hafif masaj yapmak
•Bez parçasını buzdolabında bir süre soğuttuktan hafif bir basınçla ovmak
•Eğer çocukta çok ciddi bir huzursuzluk varsa parasetamol içeren ağrı kesici kullanmak
•Buzdolabından çıkarılmış havucu ısırmasını sağlamak
Bunun dışında bazı jeller mevcut, ancak jelin içindeki anestezik madde var, bu nedenle az da olsa bazı riskler taşıyor. O yüzden çok zorunlu olmadıkça bunu tercih etmeyeceğim.
Özellikle yurtdışında fenomen olmuş %100 doğal kauçuk ve gıda boyası kullanılarak üretilmiş SOPHIE THE GIRAFFE adında yumuşak bir diş kaşıyıcı var, bir yandan da oyuncak görevi görüyor. Fiyatı 70 tl gibi biraz pahalı ancak zaten Kızıma çok fazla oyuncak almadım o yüzden bu ürünü hem doğal hem de yumuşak olması nedeniyle tercih ettim. Sophie bu günlerde genelde Arya’nın elinde daha doğrusu dişinde 🙂untitled

Tabi ki böyle asortik şeylere çok da gerek yok aslında eski usul buzdolabından çıkmış bir havuç da bizim tavşanların işini görür ama ah işte bu modern anneler :))
Bir de diş hekimi konusu var tabi.. Ben eskiden beri diş hekimlerinden çok korkarım, umarım Arya’nın, benim gibi korkuları oluşmadan sevdiği bir diş hekimi ve sağlıklı dişleri olur, ama o zamana kadar daha çok çekeceğiz herhalde ..

Vitamin ve mineral destekleri ve katkı maddeleri konusu

Teorik bilgilerime göre yenidoğan bebeklere sadece anne sütü ile besleniyor olsa bile günlük 400IU D vitamini desteği,4-6 ay arasında da 1-2 mg/kg demir desteği mutlaka verilmeli. Bu duruma uygun olarak Türkiye’de tüm yenidoğanlara D vitamini kullanmaları öneriliyor. En çok da Devit-3 preparatı reçete ediliyor. Daha önce D vitamini kanserojen madde içeriyor diye bir çok yerde içeriğindeki BHA (Butillendirilmiş Hidroksi Anisol) dan bahsedildiğini biliyoruz. Türkiye’de satılan birçok demir ilacında da paraben mevcut. Aslında bir ilacın belli bir raf ömrü olması için içinde mutlaka koruyucu madde bulunması gerekiyor. Elbette bebeklerimizi tüm katkı maddelerinden ya da kanserojenlerden koruyamayız ancak paraben gibi son yıllarda meme kanseri yapabileceği nam salmış bir maddeyi içeren bir ürünü de kullanmak istemiyor insan..
Peki ne yapmak gerekir, aslında bunu ben de net olarak bilemiyorum. Özellikle yurtdışından getirilen bazı bitkisel içerikli ürünler var ancak bu ürünlerin çoğunun FDA ( Food and Drug Administration, yani “Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi” ) onayı yok. Bitkisel içerikli adı altında birçok ürünün de yanlış kullanım sonucu çok ciddi yan etkileri olabiliyor. Tabi ki katkı maddelerinden kaçınacağız diye beyin gelişimi için çok önemli olan demiri, ya da büyüme ve gelişmede mutlak gerekli olan D vitaminini vermemek gibi bir şey söz konusu olamaz. Bu konuda bazı doktorlar demir eksikliğini tam kan sayımı bakılarak gerekirse verilmeyeceğini savunuyorlar ancak unutulmamalı ki demir eksikliğinin ancak son evrelerinde tam kan sayımı bozuluyor.
Ben kızımda ne yaptım peki; öncelikle 400ıu D vitamini ek olarak da A ve C vitamini de içeren ve güvenli olduğunu düşündüğüm multitabs damlayı (günde 1ml) kullanıyorum. Bu damla paraben içermiyor.
Demir için de floravital floradix isimli damlayı internetten araştırdım.
Floradixin prospektüsü bu şekilde;
Each 20ml Provides:
Vitamin C 26mg
Thiamin 1.6mg
Riboflavin 1.8mg
Vitamin B6 0.8mg
Vitamin B12 1.2mcg
Iron 15mg
Energy 67.2kJ/16kcal
Protein <0.2g
Carbohydrate 3.7mg
Fat <0.2g
Demir desteği çocuklarda kiloya 1-2 mg olacak şekilde verilmeli, yani 10 kg çocuk 10-20 mg demir içmeli günde, bu durumda bu ilaçtan 20 ml içilmesi gerekiyor ki bu durum da bana hiç mantıklı gelmedi ne yazık ki..
http://www.florahealth.com/ask_expert_usa.cfm ‘linkine girerek uzmana da sorduğumda bu ürünün kullanımını 2 yaş ve üzeri çocuklarda önerdiklerini söylediler. O yüzden daha araştırmaya devam edeceğim ancak şu an da daha kafama yatan bir yöntem bulamadım. Piyasada zor bulunan hatta artık bulunamayan ferrosanol eğer bulabilirsem tercihim olacak..
Elbette ki çocuklarımızı her türlü kötülükten korumak istiyoruz, yan etkisi bilinen her türlü maddeyi hayatlarından söküp çıkarmak istiyoruz ama bunları yaparken dikkatli olmak lazım yani içindeki parabenden kaçınacağım derken demir eksikliği yada d vitamini eksikliğine yol açmamak lazım.
Paraben gibi bazı maddelerin zaman zaman yıldızı parlıyor ama bunlar dışında çocuklarımıza inanılmaz derecede zararlı olan radyasyondan ya da sigara dumanından korumayı da aynı hassasiyetle düşünmeliyiz bence.. Evlerimizdeki kablosuz internetin, sürekli elimizden düşürmediğimiz cep telefonlarının, evleri temizlerken kullandığımız ve bebeklerimize soluttuğumuz deterjanların bebeklerimize verebileceği zararı da düşünmek lazım örneğin.. Bunun için benim yapabildiğim mümkün olduğunca kablosuz interneti kapatmak, bebeğimi cep telefonundan uzak tutmak, mikrodalga fırın çalışırken kesinlikle yaklaştırmamak, soluma yoluyla zarar veren deterjanları kullandıktan sonra havalandırmadan bebeği odaya sokmamak gibi..
Herşeyi organik olsun diyen annelerden de değilim sonuçta akvaryum balığı da yetiştirmiyoruz ama çocuklarımızı elimizden geldiğince korumalıyız özellikle de bu gizli zararlılardan.