Bebelere balon, gebelere liste

Arkadaş grubumda doğum yapmış (dolayısıyla da bebek hazırlığı) ilk kişi benim galiba.. Hamileliğimin çoğunu ne yazık ki yatarak geçirmem ve  her alacağımı incik cincik araştırmam nedeniyle, çevremdeki birçok hamile arkadaşımın bebek hazırlığı konusuna yardımcı olmaya çalışır buluyorum son zamanlarda kendimi.

Hazırlık işine girişirken dipsiz bir kuyu çıkıyor insanın karşısına.. Tabi her şeyin en iyisini en güzelini almak istiyoruz ama, ‘amaan bebeğin oluyor parayı mı düşüneceksin’ lafıyla yola çıkılırsa da bir süre sonra sonuç pek de yüz güldürücü olmayabiliyor.

O yüzden, bebek alışverişi hakkında hiç aklıma gelmeyecek ve başta saçma bulup sonradan koşa koşa aldığım şeyleri barındıran ve çok yararlandığım bir listeyi burada paylaşayım istedim. Belki sizin de bebek hazırlığınıza faydası olur..

  1. Görüntülü kameraya da telsiz
  2. Bebek için küvet (Mothercare olabilir)
  3. Suyun sıcaklığı için ateş ölçer
  4. Bebek için ateş ölçer (ben Braun aldım)
  5. Desitin mavi pişik kremi (pişik kötüyse mor olan)
  6. Biberonlar için sterilİzator (ben Weewell aldım, kaynatmak da seçenek alınmayabilir)
  7. Yenidoğan bebek bezi
  8. Bakım çantası (Mothercare olabilir, saç fırçası, tarağı, tırnak makası
  9. Burun aspiratörü
  10. Plastik yemek kaşıkları (silikon uçlu tercihen)
  11. Yenidoğan bebek biberonu ve emzik (Avent aldım)
  12. Bebek deterjanı ( Dalin aldım)
  13. Ağız bezleri, incecik bir kumaşta
  14. Pamuk (bebek pamukları)
  15. Alt değiştrime bezi (Canbebe güzel)
  16. Bebek şampuanı (konak önleyici Mustela tavsiyem) ve vücut losyonu
  17. Bebek yüz ve vücutt kremi ( tercihim Mustela)
  18. Banyo için havlu (hem de birkaç tane)
  19. Odası için termometre (?)
  20. Göğüs pompası elektrikli
  21. Göğüs pedi ve kremi (Lansinoh ya da Garmastan)
  22. Emzirme yastığı ve önlüğü (çok gerekli değil ama Mycey aldım)
  23. Park yatak

Ve son olarak son haftaların heyecanı meşhur hastane çantası 🙂

Hospital-Bag

HASTANE ÇANTASI (BEBEK)

  1. İki adet hastane çıkışı (en az)
  2. Fazladan çorap
  3. 1 adet havlu
  4. Yeni doğan bez
  5. Yeni doğan ıslak mendil
  6. Pişik kremi
  7. Ağız bezi
  8. 2 adet ince battaniye
  9. Yeni doğan mama
  10. Yeni doğan biberon
  11. Alt değiştirme örtüsü
  12. Yelek, hırka

HASTANE ÇANTASI (ANNE)

  1. İki adet önden düğmeli gecelik
  2. 1 adet sabahlık
  3. Terlik
  4. Soket çorap (2-3 çift)
  5. 3-4 çamaşır
  6. Emzirme sütyeni
  7. Göğüs pedi
  8. Göğüs kremi
  9. Diş fırçası, macunu
  10. El kremi, nemlendirici
  11. Hastaneden çıkarken giyimek için kıyafet
  12. Süt arttırıcı bilumum çaylar( rezene çayı ve Humana still tea)
  13. Orkid ve hasta bezi
  14. Fotoğraf makinesi

Kilo mevzusu..

9 ay gebelik ve ardından doğum sonrası ‘aman sütüm azalması’ adı altında geçen 7 ayla beraber toplam 16 aydır kilo konusunda ‘saldım çayıra’ şeklinde bir yaşam tarzım var.

Normal hayatımda da hiç bir zaman zayıf bir insan olmadım, aslında genelde balık eti kıvamında takıldım.. Ama bu dönemde balık etlilikten, obezite mertebesine doğru emin adımlarla ilerlemeye başladım.

Derken işe başlamam ve beraber çalıştığım insanlardan (özellikle de bir hocamdan) aldığım geri bildirimler ‘hoop artık bi dur ya’ dememe neden oldu.

9 ay gebelik ve ardından doğum sonrası ‘aman sütüm azalması’ adı altında geçen 7 ayla beraber toplam 16 aydır kilo konusunda ‘saldım çayıra’ şeklinde bir yaşam tarzım var.

Normal hayatımda da hiç bir zaman zayıf bir insan olmadım, aslında genelde balık eti kıvamında takıldım.. Ama bu dönemde balık etlilikten, obezite mertebesine doğru emin adımlarla ilerlemeye başladım.

Derken işe başlamam ve beraber çalıştığım insanlardan (özellikle de bir hocamdan) aldığım geri bildirimler ‘hoop artık bi dur ya’ dememe neden oldu.

Buraya kilomu ve boyumu açık açık yazmaya şimdilik cesaretim yok ama şuan BMI’m 25-30 arasında, yani fazla kilolu kategorisinde 🙁 Bu sebeple, evlendiğim kilo olan 52’ye tekrar geri dönemeyeceğimin farkında olsam da en azından 50’lileri tekrar görmek ve oralarda sabitlenmek adına yediklerime dikkat etmeye başlamaya karar verdim. Önceden (düğün öncesi) bir Dukan diyeti maceram var, sonuçta kilo vermiş olsam da lipid değerlerimde yükselmeye neden olduğu için Dukan diyetine olumsuz bakıyorum. Hayalim, karbonhidrat özellikle ekmek ve kızartma tüketimimi azaltıp sebze ve protein ağırlıklı beslenmek. Tabi bu kadar zaman her istediğini yedikten sonra hiç kolay olmayacak. İtiraf edeyim bu satırları yazarken bile gözümün önünden tiramisular geçiyor 🙂

İşim zor yani ama bu sefer biraz kararlıyım, güzel görünmekten öte boğum boğum olmuş göbeğim sağlığımı olumsuz etkiliyor..

Umarım şartlar ve sağlık durumum da buna müsaade eder..

Doğum hikayemiz

Bugün Arya’ m 4 aylık oldu. Bu dört ayda hayatım tamamıyla değişti ve güzelleşti. 4. ayımız vesilesiyle doğum hikayemizden bahsetmek istedim biraz da..

Zorlu bir hamilelik sürecinin ardından, hem kendi isteğim hem de bebeğin boynunda kordon olması nedeniyle doğum şeklimin sezaryen olmasına karar verildi. Ameliyat tarihi de 24 Haziran olarak belirlendi. 23 Haziran’da saat 4 sularında son bir kez doktorum USG ile değerlendirdi. Suyumun artık iyice azalması nedeniyle bebeğin kalp atımında hızlanma olduğunu, nasıl olsa yarın sezaryen olacağım için önemli bir sorun olmadığını söyledi. Bizim moralimiz yine biraz bozuldu tabi ki. Artık kızımın içeride durduğu her dakika beni daha da endişelendiriyordu ve bir an önce ona kavuşmak istiyordum. Bir yandan da olanlar hala bir rüyaymış gibi geliyor ve kızıma kavuşamadan uyanmaktan korkuyordum.

Doktor kontrolü sonrasında eve gittim, erken doğum olabilir diye yaklaşık 1 ay önce hazırladığım hastane çantamı tekrar kontrol ettim. Nedense Arya ‘nın çantasını kontrol etmek içimden gelmedi, ya o güzel bebek kıyafetlerini giydiremezsem, ya o puset boş gelirse diye kısa bir süre ağladıktan sonra kendimi toparladım ve fotografçımızı arayıp sezaryen saatini ve yerini bildirdim. Fotoğraf çekmeyi de çekilmeyi de çok seven bir insan olarak, ne kadar zorluk yaşasam da ne kadar endişeli olsam da, bu anı ölümsüz kılmak için fotoğrafçımız Hülya Hanım ile aylar öncesinden anlaşmıştık.

Sonrasında kısa bir duş aldım, zaten artık son haftamda banyoda eğilmek bile bir işkenceye dönüşmüş ve banyo sürem en fazla 10 dakikaya inmişti. Ardından kuaförün yolunu tuttum, saçlarıma maşa yaptırdım ve eve geri döndüm. Ancak suyumun azaldığı ve bebeğin kalp atışlarının hızlanmış olduğu düşüncesi beni rahat bırakmadı ve çantaları toparlayıp doğruca çalıştığım ve doğum yapmayı planladığım hastaneye gittik. NST’ de ciddi bir sıkıntı çıkmadı ama kasılmalarımın başlamış olduğunu gördük, yine de hastaneye yatışım yapıldı.

Sabaha kadar bir dakika bile gözümü kırpmadım, hayatımda hiç etmediğim kadar duayı o gece ettim, çokça ağladım. Nasıl bir bebek olacağını, kime benzeyeceğini o güne kadar hiç hayal etmediğimi, daha doğrusu hayal etmekten korktuğumu fark ettim. Hiç tanımadığımız, hiç yüzünü görmediğimiz bir insana nasıl bu kadar bağlandık diye de bol bol düşündük eşimle.Bu geceden sonra artık her şeyin farklı olacağını, iki kişi çıktığımız evimize üç kişi döneceğimizi düşünüp mutlu olduk.

Derken günün ilk ışıklarıyla bir kez daha ağlama krizine girip ardından fotoğraf çekimi için hızla hazırlanmaya başladım. Fotoğraf çekimi sırasında içimde fırtınalar koparken yüzüme sadece basit bir gülümseme yerleştirdim ..

10

Çekimler bittikten sonra bir görevli beni ameliyathaneye götürmek için odama geldi. Aklımdaki tek düşünce kızımın sağlığı ve ona kavuşma heyecanı olduğu için ne anesteziden ne ameliyattan korktum. Tek korkum onu kucağıma alamamaktı.

Ardından spinal anestezi yapıldı, ben daha iğnenin girdiğini bile anlamadan bacaklarım sıcacık oldu ve kuş gibi hafifledi.

Daha önce bir çok kez pediatrist olarak doğuma girmiştim, alışkındım aslında ortama.. İlk kez tıp fakültesinde doğuma girdiğim sırada benim de birçok kişi gibi gözlerim dolmuş, bu mucizeyi hayranlıkla izlemiştim. Şimdi ise durum çok farklıydı, bu sefer benim mucizem gerçekleşiyordu.. Bu duyguyu anlatmak imkansızdı. Aylardır beklediğim, onun için her şeyi göze alabileceğim kızıma kavuşmak üzereydim.

O sırada ciyak ciyak bir ağlama sesi duydum, neydi ki bu .. Gerçekten kızImın sesi miydi, gerçek miydi yani her şey..

78 sb79

O pamuk ellerini, ayaklarını, güzel yüzünü gördüm sonra, kucağıma aldım,  kokladım ve şükrettim seni verene..

Geldin ya sen sağlıkla ne isterdim artık daha.. Hoş geldin hayatımıza..

191

İşte bizim doğum hikayemiz. Dostumun düşmanımın isteyen herkesin yaşamasını dilediğim türden, her şeyden başka bir duyguymuş bu..

Hikayemizi anlatmışken,öncelikle iyi kötü her anımda sonsuz destekçim olan, sevgisiyle beni şımartan, hamilelik dönemi boyunca kusmalarımda kova yetiştirmekten,  son günlerimde çorabımı giydirmeye kadar her türlü desteği veren, dünyanın en iyi babası olacağına inandığım eşime, annelerin bir tanesi, anneanne olmanın iki kere anne olmak demek olduğunu gösteren anneme, bir tanecik babama, her sızlanmamı bıkmadan dinleyen, yanımda olan, kızımın ilk doktoru Duygu’ya, her şeyi sorup yine de bıktıramadığım kuzenim Banu’ya ve Barış abime, doğum öncesi gecede bile beni  yalnız bırakmayan Laden’e,  her derdimi konferans yöntemiyle dinleyip yanımda olan dostlarım Mine, Çağla ve Helin’e, en çok da ansızın gelmeye karar verip dünyamızı aydınlatan ve bana bunları yaşatan güzel kızım Arya’ ma teşekkürü borç bilirim..