Anne sütüne veda 

Aslında bu yazıyı hemen yazamadım, belki saçma gelecek ama içim biraz buruk çünkü.. Zar zor başlayan, defalarca geçirdiğim mastitlerle devam eden emzirme maceramız sonunda bitti. Bir devir kapandı yani, hamilelik ve sonrasında emzirme ile insan bebeğiyle hep bir bütünmüş gibi hissediyormuş.. İşte bütünlük hali Arya hanımın doğum gününe bir hafta kala emmeyi reddetmesi ile sona erdi.. Nasıl oldu bilmiyorum.. Bir sabah uyandık ve Arya emmemek için tekmeler savurdu. Ãœzülmedim desem yalan olur, hatta aşırı üzüldüm.. Kabul ediyorum çok korkunç bir durum değil.. Çoğu çocuk psikologu bu kadarın yeterli olduğunu düşünüyor.. Artık yediğime içtiğime dikkat etme derdim yok, mastit korkusu yok, parfüm sürmeye, içki icmeye başlayabilirim, ayy bunla emziremem diye giyemediğim elbiselerimi giyebilirim.. Bir çok annenin çektiği memeyi bıraktırma derdim de olmayacak.. Ama yine de çok koydu bu durum.. Artık üzüldüğünde, ağladığında onu sakinleştiremeyeceğim.. Artık bana bağımlı değil özgür bir birey ve özgür iradesi ile anne sütünü reddediyor.. Yaşayanlar bilir sanki artık bebeğin senin değilmiş ve seni sevmiyormuş gibi hissettiren bir durum bu (tabi ki öyle olmadığını bilsem de).. Tıbbi açıklamasını bilemediğim için, kadınlar kulubü ve Prof dr Google’da da araştırmalar yaptım, sütün tadı bozulmuştur, bir koku rahatsız etmiştir gibi sonuclara ulaştım ama bunlar beni hiç tatmin etmedi.. Ama gördüm ki çocuğu evlenip gidiyormuş gibi hisseden bir ben değilmişim:) Sonuç olarak artık sadece emziğe ‘meme meme’ diyor ve ben o emziği biraz da kıskanıyorum artık.. Bir açıdan bakınca biliyorum ki kuzum artık büyüyor, yemek yiyor, inşallah yakında da yürüyecek. O artık bir bebek de değil, bir çocuk.. Sağlıklı ve mutlu olmasının yeterli olduğunu tercihleriyle ilgilenmemem gerektiğini öğrenmemin zamanı galiba geldi bile..